conserved area
korunan alan
Energy can be conserved through proper insulation in buildings.
Binalarda uygun yalıtım ile enerji tasarrufu sağlanabilir.
Water should be conserved during times of drought.
Kurak zamanlarda su tasarrufu yapılmalıdır.
Endangered species need to be conserved to prevent extinction.
Nesli tükenmekte olan türlerin korunması, yok olmalarını önlemek için gereklidir.
Natural habitats must be conserved to protect biodiversity.
Biyoçeşitliliği korumak için doğal yaşam alanları korunmalıdır.
Historical buildings are conserved to preserve cultural heritage.
Tarihi yapılar, kültürel mirası korumak için korunur.
Resources should be conserved for future generations.
Kaynaklar, gelecek nesiller için korunmalıdır.
Wildlife sanctuaries are established to conserve endangered species.
Nesli tükenmekte olan türleri korumak için yaban hayatı sığınakları kurulur.
Forests are conserved to maintain ecological balance.
Ekolojik dengeyi korumak için ormanlar korunur.
Cultural traditions are conserved to pass down to future generations.
Kültürel gelenekler, gelecek nesillere aktarılmak için korunur.
Efforts are being made to conserve water resources worldwide.
Dünya çapında su kaynaklarını korumak için çabalar harcanmaktadır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir