The Russians remain implacably opposed to letting Bush build a ground-based mid-course interceptor—the GBI—base in Poland to try to shoot down any future Iranian intercontinental ballistic missiles.
Ruslar, Bush'un gelecekteki İran kıta arası balistik füzelerini düşürmeye çalışmak için Polonya'da bir yer tabanlı orta yörünge kesicisi—GBI—kurmasına izin vermeye karşı kararlılıkla karşı duruyor.
The military deployed an interceptor to track the enemy aircraft.
Askeri birlikler, düşman uçağını izlemek için bir önleyici konuşlandırdı.
The interceptor successfully intercepted the incoming missile.
Önleyici, yaklaşan füze başarıyla engellendi.
Pilots train rigorously to become skilled interceptor operators.
Pilotlar, yetenekli önleyici operatörleri olmak için sıkı bir şekilde eğitime katılıyor.
The interceptor system is designed to protect against cyber attacks.
Önleyici sistem, siber saldırılara karşı korunmak için tasarlanmıştır.
The interceptor shot down the rogue drone before it could cause any harm.
Önleyici, herhangi bir zarar vermeden önce kargaşa yaratan drone'u düşürdü.
The interceptor aircraft scrambled to intercept the unidentified flying object.
Önleyici uçak, tanımlanamayan uçan nesneyi engellemek için havalandı.
The interceptor is equipped with advanced radar technology.
Önleyici, gelişmiş radar teknolojisi ile donatılmıştır.
The interceptor's mission is to prevent unauthorized access to sensitive data.
Önleyicinin görevi, hassas verilere yetkisiz erişimi önlemektir.
The interceptor system can detect and neutralize incoming threats within seconds.
Önleyici sistem, gelen tehditleri saniyeler içinde tespit edebilir ve etkisiz hale getirebilir.
The interceptor unit was put on high alert in response to the potential security breach.
Olası güvenlik ihlali üzerine önleyici birim yüksek alarma geçirildi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir