The minute division of labour in the production process,and increasing interdependency in trade and economy is evident in the financial crisis afflicting us at the end of this century. Economic activity is no longer purely a matter of production, trade and barter. It is a means to satisfy human desires of every kind. Within it, there is an element of unequal relationship between the strong and the weak.
Üretim sürecindeki işgücü bölümlenmesinin ve ticaret ve ekonomideki artan karşılıklı bağımlılık, bu yüzyılın sonunda bizi etkileyen finansal krizde açıkça görülmektedir. Ekonomik faaliyet artık yalnızca üretim, ticaret ve takas meselesi değildir. Her türlü insan arzusunu tatmin etmenin bir yoludur. İçinde güçlü ile zayıf arasındaki eşitsiz bir ilişki unsuru vardır.
The interdependency between plants and animals in an ecosystem is crucial for maintaining balance.
Bir ekosistemdeki bitki ve hayvanlar arasındaki karşılıklı bağımlılık, dengeyi korumak için çok önemlidir.
Global economies are interconnected, demonstrating a high level of interdependency.
Küresel ekonomiler birbirine bağlıdır ve yüksek düzeyde karşılıklı bağımlılığı göstermektedir.
Interdependency among team members is essential for successful project completion.
Başarılı proje tamamlama için ekip üyeleri arasındaki karşılıklı bağımlılık çok önemlidir.
The interdependency of technology and society is becoming increasingly evident in the modern world.
Modern dünyada teknoloji ve toplum arasındaki karşılıklı bağımlılık giderek daha belirgin hale gelmektedir.
The interdependency of different departments within a company can impact overall productivity.
Bir şirketin farklı departmanları arasındaki karşılıklı bağımlılık, genel üretkenliği etkileyebilir.
Cultural exchange programs promote interdependency among diverse communities.
Kültürel değişim programları, çeşitli topluluklar arasında karşılıklı bağımlılığı teşvik eder.
The interdependency between water resources and agriculture highlights the importance of sustainable practices.
Su kaynakları ve tarım arasındaki karşılıklı bağımlılık, sürdürülebilir uygulamaların önemini vurgulamaktadır.
Interdependency between air quality and public health underscores the need for environmental regulations.
Hava kalitesi ve halk sağlığı arasındaki karşılıklı bağımlılık, çevresel düzenlemelerin gerekliliğini ortaya koymaktadır.
The interdependency of mental and physical well-being is recognized in holistic approaches to healthcare.
Ruhsal ve fiziksel iyilik arasındaki karşılıklı bağımlılık, sağlık hizmetlerine bütüncül yaklaşımlarda tanınmıştır.
Interdependency between education and economic development is crucial for long-term prosperity.
Uzun vadeli refah için eğitim ve ekonomik kalkınma arasındaki karşılıklı bağımlılık çok önemlidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir