eyelash
kirpik
lash out
aşağı vurmak
lash together
bir araya vurmak
the lash of conscience.
vicdanın dayağı.
the lash of the waves
dalgaların kırbaçlaması
let's lash out on a taxi.
Bir taksiye saldıralım.
sleet lashing the roof.
Çatıya kırbaçlayan kar yağışı.
The rain was lashing the windows.
Yağmur pencerelere kırbaçlıyordu.
fear lashed him into a frenzy.
Korku onu çılgınlığa sürükledi.
he lashed the flag to the mast.
Bayrağı direğe bağladı.
she felt the lash of my tongue.
Dilimin dayağını hissetti.
heard the snake lashing about in the leaves.
Yapraklar arasında yılanın kırbaçladığını duydu.
waves lashing at the shore.
Sahile kırbaçlayan dalgalar.
lash two things together
İki şeyi bir araya getir.
The cat's tail lashed a bout.
Kedinin kuyruğu bir süre kırbaçladı.
He lashed the horse cruelly.
Atı acımasızca kırbaçladı.
The speaker was lashing the crowd.
Konuşmacı kalabalığa saldırıyordu.
The rain lashed against the window.
Yağmur pencereye kırbaçladı.
The horse lashed out at me.
At bana saldırdı.
Lash the piece of wood to the pole to make it longer.
Onu daha uzun yapmak için tahta parçasını direğe bağlayın.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir