research tends to be undramatic and unglamorous.
araştırmalar genellikle gösterişsiz ve çekicilikten uzaktır.
Her presentation was undramatic but very informative.
Sunumu gösterişsizdi ama çok bilgilendiriciydi.
The movie was undramatic, lacking any excitement or suspense.
Film gösterişsizdi, heyecan ya da gerilimden yoksundu.
His undramatic reaction to the news surprised everyone.
Haber karşısında gösterişsiz tepkisi herkesi şaşırttı.
The play's ending was undramatic and left the audience unsatisfied.
Oyunun finali gösterişsizdi ve seyirciyi memnun etmedi.
The meeting was undramatic, with no arguments or conflicts.
Toplantı gösterişsizdi, tartışma ya da anlaşmazlık yoktu.
His undramatic lifestyle may seem boring to some, but he finds it peaceful.
Gösterişsiz yaşam tarzı bazılarına sıkıcı görünebilir, ancak o bunu huzurlu buluyor.
The novel's undramatic plot failed to capture the readers' attention.
Romanın gösterişsiz olay örgüsü okuyucuların ilgisini çekmeyi başaramadı.
She delivered the news in an undramatic manner, causing confusion among the listeners.
Haberleri gösterişsiz bir şekilde verdi, bu da dinleyiciler arasında kafa karışıklığına neden oldu.
The chef's undramatic cooking style focuses on simplicity and natural flavors.
Şefin gösterişsiz yemek pişirme tarzı, sadelik ve doğal lezzetlere odaklanıyor.
Despite its undramatic appearance, the car boasts impressive performance.
Gösterişsiz görünümüne rağmen, araba etkileyici bir performans sergiliyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir