membrane fluidity
zarların akışkanlığı
The gross rubber has a high plasticity and fluidity and gumminess of composition is increased.
Ham kauçuk, yüksek bir plastisiteye, akışkanlığa ve artan bir yapışkanlığa sahiptir.
The results indicate that ultrasound alone could initiate lipid peroxidation and lecithoid configuration degradation resulting in membrane fluidity decline.
Sonuçlar, yalnızca ultrasonun lipid peroksidasyonunu ve lecithin yapılandırma bozulmasını başlatabileceğini ve bunun da zarin akışkanlığının azalmasına yol açabileceğini göstermektedir.
The dancer moved with grace and fluidity.
Dansçı zarafet ve akışkanlık içinde hareket etti.
Yoga can help improve flexibility and fluidity in movements.
Yoga, hareketlerde esnekliği ve akışkanlığı artırmaya yardımcı olabilir.
The artist's brush strokes demonstrated a sense of fluidity.
Sanatçının fırça darbeleri bir akışkanlık hissi sergiledi.
Effective communication requires fluidity in language.
Etkili iletişim, dilde akışkanlık gerektirir.
The river flowed with a gentle fluidity through the valley.
Nehir, vadide nazik bir akışkanlıkla aktı.
The key to successful improvisation is fluidity of thought.
Başarılı doğaçlamanın anahtarı düşüncelerin akışkanlığıdır.
The novel's plot unfolds with a natural fluidity.
Romanın olay örgüsü doğal bir akışkanlıkla gelişir.
His ideas lack fluidity and coherence.
Onun fikirleri akışkanlık ve tutarlılıktan yoksundur.
The team's performance on the field showed great fluidity.
Takımın sahada gösterdiği performans büyük bir akışkanlık gösterdi.
Improving your writing style involves enhancing the fluidity of your prose.
Yazma stilinizi geliştirmenizi, prozanızın akışkanlığını artırmak içerir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir