hill

[ABD]/hɪl/
[İngiltere]/hɪl/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. küçük bir toprak yığını; yuvarlak bir arazi yükselmesi; bir eğim; küçük bir dağ.

İfadeler ve Kalıplar

rolling hills

yuvarlanan tepeler

climb the hill

tepeleri tırman

overlook the hill

tepeleri aşın

steep hill

dik tepe

buried hill

gömülü tepe

capitol hill

capitol tepesi

green hill

yeşil tepe

over the hill

tepenin üzerinden

hill country

tepeli bölge

chapel hill

şapel tepesi

longevity hill

uzun ömürlü tepe

hill and dale

tepe ve vadi

grant hill

grant hill

hill station

tepe kasabası

Örnek Cümleler

The children rolled down the hill happily.

Çocuklar yamaçtan neşeyle kaydılar.

The house was situated on top of a steep hill.

Ev, dik bir tepenin üstünde yer alıyordu.

She enjoyed hiking up the hill to watch the sunset.

Gün batımını izlemek için tepeye doğru yürüyüş yapmaktan keyif aldı.

The cows grazed peacefully on the green hill.

İnekler yemyeşil tepede huzur içinde otluyorlardı.

The castle was perched on the hill overlooking the village.

Kale, köyü gören tepenin üstünde yükseliyordu.

The runners sprinted up the hill during the race.

Koşucular yarış sırasında tepeye doğru sprint attılar.

The hillside was covered with colorful wildflowers.

Tepenin yamacı rengarenk yabani çiçeklerle kaplıydı.

The road wound its way up the hill through the forest.

Yol, ormanın içinden tepeye doğru dolanıyordu.

The village was nestled at the foot of a lush green hill.

Köy, yemyeşil bir tepenin eteğinde yer alıyordu.

The hilltop offered a panoramic view of the surrounding countryside.

Tepe, çevredeki kırların panoramik manzarasını sunuyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir