able-bodied workers
sağlam çalışanlar
able-bodied person
sağlam kişi
being able-bodied
sağlam olma durumu
able-bodied seaman
sağlam denizci
able-bodied man
sağlam adam
were able-bodied
sağlam idiler
able-bodied athlete
sağlam sporcu
become able-bodied
sağlam hale gelmek
able-bodied volunteer
sağlam gönüllü
remain able-bodied
sağlam kalmak
the able-bodied volunteers quickly cleared the trail.
Sağlam gönüllüler, patikayı hızla temizledi.
we need able-bodied individuals for the construction project.
İnşaat projesi için sağlam bireylerlere ihtiyacımız var.
the company seeks able-bodied warehouse workers for the night shift.
Şirket, gece vardiyası için sağlam depolama elemanları arıyor.
an able-bodied firefighter rescued the child from the burning building.
Sağlam bir itfaiyeci, çocuğu yanan binadan kurtardı.
the team relied on the able-bodied players to carry them to victory.
Takım, onları zafere taşımak için sağlam oyunculara güvendi.
many able-bodied people volunteered to help after the earthquake.
Birçok sağlam insan depremden sonra yardım etmek için gönüllü oldu.
the survey focused on the challenges faced by able-bodied seniors.
Anket, sağlam yaşlıların karşılaştığı zorluklara odaklandı.
the able-bodied athlete excelled in the marathon race.
Sağlam atlet, maraton yarışında üstün başarı gösterdi.
the organization provides support for both able-bodied and disabled individuals.
Kurum, hem sağlam hem de engelli bireylere destek sağlıyor.
the job required an able-bodied person to lift heavy boxes.
İş, ağır kutuları kaldırabilecek sağlam birinin yapmasını gerektiriyordu.
the able-bodied crew managed to repair the damaged ship.
Sağlam mürettebat, hasarlı gemiyi tamir etmeyi başardı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir