an abstemious way of life.
ılımlı bir yaşam tarzı.
He is abstemious in life.
O hayatta ılımlı.
He is abstemious in eating and drinking.
Yemek ve içmekte ılımlı.
He maintains an abstemious diet to stay healthy.
Sağlıklı kalmak için ılımlı bir diyet uyguluyor.
She leads an abstemious lifestyle, avoiding excessive indulgence.
Aşırı lükslerden kaçınarak ılımlı bir yaşam tarzı yaşıyor.
An abstemious approach to spending money can lead to financial stability.
Paraya harcamada ılımlı bir yaklaşım finansal istikrara yol açabilir.
The monk practiced abstemious habits as part of his spiritual journey.
Manastır keşişi, ruhani yolculuğunun bir parçası olarak ılımlı alışkanlıklar edindi.
Abstemious individuals tend to have better control over their impulses.
İlimli kişiler dürtülerini kontrol etme konusunda daha iyidir.
The doctor recommended an abstemious lifestyle to improve the patient's health.
Doktor, hastanın sağlığını iyileştirmek için ılımlı bir yaşam tarzı önermişti.
Abstemious eating habits can contribute to weight loss.
İlimli yeme alışkanlıkları kilo vermeye yardımcı olabilir.
She admired his abstemious nature and disciplined approach to life.
Onun ılımlı doğasını ve hayata disiplinli yaklaşımını takdir etti.
An abstemious attitude towards alcohol can prevent alcohol-related health issues.
Alkola karşı ılımlı bir tutum, alkolle ilgili sağlık sorunlarını önleyebilir.
The athlete's abstemious lifestyle helped him achieve peak performance in his sport.
Atletin ılımlı yaşam tarzı, sporunda zirve performansa ulaşmasına yardımcı oldu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir