abut against
yakınında olmak
abut on
yakınında olmak
abutment
yakınlık
abutting property
yakınındaki mülk
The back of the house abuts the park.
Evin arkası parka bitişiktir.
The property abuts the river, offering beautiful views.
Mülk, güzel manzaralar sunarak nehre bitişiktir.
Their land abuts ours, making it easy to share resources.
Onların arazileri bizimkine bitişiktir, bu da kaynakları paylaşmayı kolaylaştırır.
The new building will abut the existing shopping center.
Yeni bina mevcut alışveriş merkezine bitişik olacaktır.
The two countries' borders abut each other.
İki ülkenin sınırları birbirine bitişiktir.
The backyard of the house abuts a busy street.
Evin bahçesi yoğun bir caddeye bitişiktir.
The proposed development will abut the nature reserve.
Önerilen proje, doğa rezervine bitişik olacaktır.
The hotel's grounds abut the beach, providing easy access for guests.
Otelin arazisi, misafirler için kolay erişim sağlayarak kumsala bitişiktir.
Our backyard abuts the neighbor's garden, creating a shared space.
Bahçemiz komşunun bahçesine bitişiktir ve ortak bir alan oluşturur.
The new office building will abut the historic church.
Yeni ofis binası tarihi kiliseye bitişik olacaktır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir