accordion music festival
akordeon müzik festivali
accordions for sale
satılık akordeonlar
famous accordion players
ünlü akordeoncular
the concert featured talented musicians playing accordions.
Konserde yetenekli müzisyenler akordeon çaldı.
he learned to play the accordion as a child.
Çocukken akordeon çalmayı öğrendi.
the accordion is a versatile instrument with a wide range of sounds.
Akordeon, geniş bir ses aralığına sahip çok yönlü bir enstrümandır.
her grandmother used to play the accordion at family gatherings.
Onun büyükannesi aile toplantılarında akordeon çalardı.
the sound of the accordions filled the air with a lively melody.
Akordeonların sesi havayı canlı bir melodiyle doldurdu.
accordion music is popular in many parts of europe.
Akordeon müziği Avrupa'nın birçok yerinde popülerdir.
they bought a new accordion for their daughter's birthday.
Daughter'larının doğum günü için yeni bir akordeon aldılar.
the accordionist skillfully played a complex piece.
Akordeoncu, karmaşık bir parçayı ustalıkla çaldı.
he was fascinated by the way the accordion worked.
Akordeonun nasıl çalıştığıyla büyülenmişti.
the accordions were a central part of their musical heritage.
Akordeonlar, onların müzik mirasının merkezinde yer aldı.
accordion music festival
akordeon müzik festivali
accordions for sale
satılık akordeonlar
famous accordion players
ünlü akordeoncular
the concert featured talented musicians playing accordions.
Konserde yetenekli müzisyenler akordeon çaldı.
he learned to play the accordion as a child.
Çocukken akordeon çalmayı öğrendi.
the accordion is a versatile instrument with a wide range of sounds.
Akordeon, geniş bir ses aralığına sahip çok yönlü bir enstrümandır.
her grandmother used to play the accordion at family gatherings.
Onun büyükannesi aile toplantılarında akordeon çalardı.
the sound of the accordions filled the air with a lively melody.
Akordeonların sesi havayı canlı bir melodiyle doldurdu.
accordion music is popular in many parts of europe.
Akordeon müziği Avrupa'nın birçok yerinde popülerdir.
they bought a new accordion for their daughter's birthday.
Daughter'larının doğum günü için yeni bir akordeon aldılar.
the accordionist skillfully played a complex piece.
Akordeoncu, karmaşık bir parçayı ustalıkla çaldı.
he was fascinated by the way the accordion worked.
Akordeonun nasıl çalıştığıyla büyülenmişti.
the accordions were a central part of their musical heritage.
Akordeonlar, onların müzik mirasının merkezinde yer aldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir