aerified

[US]/ˈɛərɪfaɪd/
[UK]/ˌɛrəˈfaɪd/

Translation

vBir şeyi havalı hale getirmek veya ona hava katmak.

Phrases & Collocations

aerified air

havalandırılmış hava

aerified soil

havalandırılmış toprak

aerified process

havalandırma işlemi

aerified chamber

havalandırılmış oda

aerified water

havalandırılmış su

aerified concrete

havalandırılmış beton

aerified packaging

havalandırılmış ambalaj

aerified mattress

havalandırılmış yatak

aerified tires

havalandırılmış lastikler

aerified food storage

havalandırılmış yiyecek saklama

Example Sentences

the air felt aerified after the storm.

fırtınadan sonra hava ferahlamış hissedildi.

she took a deep breath of the aerified air.

o, ferahlatıcı havayı derin bir nefesle içine çekti.

the forest trails were filled with aerified scents.

orman patikaları ferahlatıcı kokularla doluydu.

he enjoyed the feeling of his lungs filling with aerified air.

akciğerlerinin ferahlatıcı hava ile dolduğunu hissetmekten keyif aldı.

the new ventilation system aerified the entire building.

yeni havalandırma sistemi tüm binayı ferahlatmıştı.

after a long day, she craved the sensation of aerified air on her skin.

uzun bir günün ardından, cildinde ferahlatıcı havanın hissini istedi.

the mountain air was known for being exceptionally aerified.

dağ havası özellikle ferahlatıcı olmasıyla bilinirdi.

he felt more energized after breathing in the aerified air.

ferahlatıcı havayı içine çektiğinde daha enerjik hissetti.

the park was a haven of aerified air and vibrant greenery.

park, ferahlatıcı hava ve canlı yeşilliğin sığınağıydı.

the open window allowed the aerified air to flow freely into the room.

açık pencere, ferahlatıcı havanın odaya serbestçe akmasını sağladı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now