He was affable in manner.
O davranışlarında sevecen ve samimiydi.
an affable and agreeable companion.
samimi ve hoş bir arkadaş.
The chairman was quite affable at the meeting.
Başkan toplantıda oldukça sevecen ve samimiydi.
Granny smiled an affable smile.
Büyükanne sevecen bir şekilde gülümsedi.
She is affable enough when she is not preoccupied with business problems.
İş sorunlarıyla meşgul olmadığında oldukça sevecen.
He is an affable man, always willing to stop and talk.
O, her zaman konuşmaya istekli, sevecen bir adamdır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir