airports

[US]/ˈeɪrˌpɔːrts/
[UK]/ˈɛərˌpɔːrts/
Frequency: Very High

Translation

n. Uçakların kalktığı ve indiği yerler, ayrıca bu yerlerdeki tesisler için genel bir terim olarak da kullanılır.

Phrases & Collocations

international airports

uluslararası havaalanları

major airports

büyük havaalanları

connecting airports

bağlantılı havaalanları

small regional airports

küçük bölgesel havaalanları

airports authority

havaalanları yetkilisi

travel to/from airports

havaalanlarına seyahat

airports security checks

havaalanı güvenlik kontrolleri

airport transfers

havaalanı transferleri

Example Sentences

the new airport is expected to boost tourism.

Yeni havaalanının turizmi canlandırması bekleniyor.

international airports are often very busy.

Uluslararası havaalanları genellikle çok yoğun olur.

there was a delay at the airports due to bad weather.

Kötü hava nedeniyle havaalanlarında gecikmeler yaşandı.

he works for an airline and travels to different airports regularly.

O bir havayolu şirketi için çalışıyor ve düzenli olarak farklı havaalanlarına seyahat ediyor.

the flight arrived at the airport on time.

Uçak havaalanına zamanında vardı.

she works in the arrivals area of the airport.

O, havaalanının gelen yolcu alanında çalışıyor.

the security checkpoint at the airport was very long.

Havaalanındaki güvenlik kontrol noktası çok uzundu.

they had to go through customs at the airport.

Onlar havaalanında gümrükten geçmek zorunda kaldılar.

he took a taxi from the airport to his hotel.

O, havaalanından oteline taksiyle gitti.

the airport lounge was very comfortable and relaxing.

Havaalanı salonu çok rahat ve dinlendiriciydi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now