alarms

[US]/ˈæləmz/
[UK]/ˈɑːləmz/
Frequency: Very High

Translation

n. tehlikeyi gösteren bir uyarı sinyali veya cihazı
v. birini tehlike konusunda uyarmak; birini korkutmak veya ürkütmek; bir şeye alarm sistemi kurmak

Phrases & Collocations

raise alarms

alarm çaldırmak

sound the alarm

alarmı çalmak

alarm bells ringing

alarm zilleri çalıyor

set off alarms

alarmı çalıştırmak

false alarms

yanlış alarmlar

alarm system

alarm sistemi

fire alarm

yangın alarmı

car alarm

araba alarmı

Example Sentences

the smoke alarms went off when the fire started.

Yangın başladığında duman alarmları çalmaya başladı.

she set several alarms on her phone to remind herself about appointments.

Randevularını hatırlatmak için telefonunda birkaç alarm kurdu.

the car's alarm system is very sensitive.

Aracın alarm sistemi çok hassas.

he was woken up by the sound of the fire alarms.

Yangın alarmlarının sesiyle uyandı.

the burglar tripped the house alarm.

Hırsız ev alarmını çalıştırdı.

the doctor set several alarms to remind him of medication times.

İlaç zamanlarını hatırlatmak için doktor birkaç alarm kurdu.

false alarms can be very annoying.

Yanlış alarmlar çok sinir bozucu olabilir.

the security system includes multiple alarms and cameras.

Güvenlik sistemi birden fazla alarm ve kamera içeriyor.

he installed a new alarm clock to wake him up on time.

Zamanında uyanması için yeni bir alarm saati taktı.

the pilot heard the alarm and immediately took action.

Pilot alarmı duydu ve hemen harekete geçti.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now