albican

[ABD]/ælˈbɪkən/
[İngiltere]/ælˈbɪkən/

Çeviri

n. corpus albicans; papilla
adj. albicant; becoming white
Kelime Biçimleri
Pluralalbicans

İfadeler ve Kalıplar

candida albicans

Turkish_translation

candida albicans infection

Turkish_translation

protea albicans

Turkish_translation

hypomyces albicans

Turkish_translation

sepedonium albicans

Turkish_translation

ramalina albicans

Turkish_translation

albicans antigen

Turkish_translation

albicans test

Turkish_translation

non-albicans candida

Turkish_translation

albicans strain

Turkish_translation

Örnek Cümleler

the albican variant of this orchid produces pure white petals without any pigmentation.

Bu orkide varyantı, herhangi bir pigmentasyon olmadan saf beyaz çiçekler üretir.

scientists discovered an albican mutation in the local frog population that affects skin coloration.

Bilim adamları, cilt rengini etkileyen yerel kurbağa nüfusunda bir albikan mutasyonu keşfettiler.

the albican characteristic appeared in several generations of the experimental mice colony.

Albikan özellik, deney faresi kolonisinde birkaç nesil boyunca ortaya çıktı.

botanists classified the albican form as a rare natural variation of the species.

Botanistler, albikan formu türün nadir bir doğal varyasyonu olarak sınıflandırdı.

field researchers documented three albican specimens during their expedition to the rainforest.

Alan araştırmacıları, yağmur ormanına yapılan seferleri sırasında üç albikan örnek belgeledi.

the albican trait follows a simple genetic inheritance pattern in these laboratory studies.

Bu laboratuvar çalışmalarında albikan özellik basit bir genetik kalıtım desenine uyar.

conservationists noted the albican population showed different behavior patterns compared to typical members.

Koruma uzmanları, albikan nüfusunun tipik üyelerine göre farklı davranış desenleri sergilediğini belirtti.

photographers specifically sought the albican individual for its unique appearance in wildlife shots.

Fotoğrafçılar, doğa fotoğraflarında benzersiz bir görünümü olan albikan bireyi özellikle aradı.

veterinarians observed that the albican kitten developed vision problems as it aged.

Veterinerler, albikan yavru kedinin yaşlandıkça görüş sorunları geliştirdiğini gözlemledi.

the garden showcased an albican variety that attracted visitors from surrounding regions.

Bahçe, etrafındaki bölgelerden ziyaretçilerin ilgisini çeken bir albikan varyantı sergiledi.

researchers compared the albican phenotype with normally pigmented individuals in the control group.

Araştırmacılar, kontrol grubundaki normal pigmentli bireylerle albikan fenotipini karşılaştırdı.

the albican feature makes this particular butterfly species highly distinctive among lepidopterans.

Albikan özellik, bu özel sinek kuşağı türünü lepidopteranlar arasında çok ayırt edici kılar.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir