her youthful appearance belies her sixty years.
Genç görünümü, altmış yaşında olduğunu gizler.
the building's appearance has significantly improved after the renovation.
Bina, yeniden inşasından sonra görünümü büyük ölçüde gelişti.
despite his rough appearance, he's a kind and gentle man.
Kaba görünümüne rağmen, o nazik ve nazlı bir adamdır.
the product's appearance is crucial for attracting customers.
Ürünün görünümü, müşterileri çekmek için kritiktir.
the actor transformed his appearance for the role.
Oyuncu, rol için görünümünü değiştirdi.
first impressions are often based on appearance alone.
İlk izlenimler genellikle yalnızca görünüm üzerine kurulur.
the company maintains a professional appearance in all its dealings.
Şirket, tüm işlemlerinde profesyonel bir görünüm korur.
she paid close attention to her personal appearance.
O, kişisel görünümüne dikkatlice bakıyordu.
the landscape's appearance changed dramatically with the seasons.
Dünya görünümü mevsimlerle dramatik bir şekilde değişti.
the software's user interface has a modern appearance.
Yazılımın kullanıcı arayüzü modern bir görünüm sunar.
he gave the room a cheerful appearance with bright colors.
Parlak renklerle odanın görünümünü keyifli hale getirdi.
her youthful appearance belies her sixty years.
Genç görünümü, altmış yaşında olduğunu gizler.
the building's appearance has significantly improved after the renovation.
Bina, yeniden inşasından sonra görünümü büyük ölçüde gelişti.
despite his rough appearance, he's a kind and gentle man.
Kaba görünümüne rağmen, o nazik ve nazlı bir adamdır.
the product's appearance is crucial for attracting customers.
Ürünün görünümü, müşterileri çekmek için kritiktir.
the actor transformed his appearance for the role.
Oyuncu, rol için görünümünü değiştirdi.
first impressions are often based on appearance alone.
İlk izlenimler genellikle yalnızca görünüm üzerine kurulur.
the company maintains a professional appearance in all its dealings.
Şirket, tüm işlemlerinde profesyonel bir görünüm korur.
she paid close attention to her personal appearance.
O, kişisel görünümüne dikkatlice bakıyordu.
the landscape's appearance changed dramatically with the seasons.
Dünya görünümü mevsimlerle dramatik bir şekilde değişti.
the software's user interface has a modern appearance.
Yazılımın kullanıcı arayüzü modern bir görünüm sunar.
he gave the room a cheerful appearance with bright colors.
Parlak renklerle odanın görünümünü keyifli hale getirdi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir