| Plural | apparencies |
apparency of evidence
kanıtın belirginliği
lack of apparency
belirginliğin olmaması
obvious apparency
bariz belirginlik
apparency of intent
niyetin belirginliği
the apparency of the situation was misleading.
durumun görünürlüğü yanıltıcıydı.
her apparency in the meeting caught everyone's attention.
toplantıdaki görünümü herkesin dikkatini çekti.
despite the apparency of success, there were hidden challenges.
başarının görünürlüğüne rağmen gizli zorluklar vardı.
the apparency of wealth does not guarantee happiness.
zenginliğin görünürlüğü mutluluğu garanti etmez.
his calmness was just an apparency; he was actually nervous.
sakinliği sadece bir görünüşüydü; aslında gerginmiş.
she maintained an apparency of confidence throughout the presentation.
sunum boyunca kendine güvenmiş gibi görünüyordu.
the apparency of the problem became clear after further investigation.
sorunun görünürlüğü daha fazla araştırma yapıldıktan sonra netleşti.
they were deceived by the apparency of the product's quality.
ürünün kalitesinin görünürlüğüyle kandırıldılar.
the apparency of danger prompted immediate action.
tehlikenin görünürlüğü derhal harekete geçirilmesini sağladı.
his kindness was an apparency that masked his true intentions.
yardımlaşması, gerçek niyetlerini gizleyen bir görünüşüydü.
apparency of evidence
kanıtın belirginliği
lack of apparency
belirginliğin olmaması
obvious apparency
bariz belirginlik
apparency of intent
niyetin belirginliği
the apparency of the situation was misleading.
durumun görünürlüğü yanıltıcıydı.
her apparency in the meeting caught everyone's attention.
toplantıdaki görünümü herkesin dikkatini çekti.
despite the apparency of success, there were hidden challenges.
başarının görünürlüğüne rağmen gizli zorluklar vardı.
the apparency of wealth does not guarantee happiness.
zenginliğin görünürlüğü mutluluğu garanti etmez.
his calmness was just an apparency; he was actually nervous.
sakinliği sadece bir görünüşüydü; aslında gerginmiş.
she maintained an apparency of confidence throughout the presentation.
sunum boyunca kendine güvenmiş gibi görünüyordu.
the apparency of the problem became clear after further investigation.
sorunun görünürlüğü daha fazla araştırma yapıldıktan sonra netleşti.
they were deceived by the apparency of the product's quality.
ürünün kalitesinin görünürlüğüyle kandırıldılar.
the apparency of danger prompted immediate action.
tehlikenin görünürlüğü derhal harekete geçirilmesini sağladı.
his kindness was an apparency that masked his true intentions.
yardımlaşması, gerçek niyetlerini gizleyen bir görünüşüydü.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir