she wore a beautiful armlet made of gold.
O altın bir bilezik taktı.
the armlet symbolized her status in the tribe.
Bilezik, kabilesindeki statüsünü sembolize ediyordu.
he gifted her an armlet for her birthday.
Ona doğum günü için bir bilezik hediye etti.
the ancient warriors often wore armlets as part of their armor.
Antik savaşçılar genellikle zırlarının bir parçası olarak bilezik takarlardı.
she admired the intricate designs on the armlet.
Bileziğin karmaşık tasarımlarına hayran kaldı.
he decided to make an armlet from colorful beads.
Renkli boncuklardan bir bilezik yapmaya karar verdi.
the armlet was a family heirloom passed down for generations.
Bilezik, nesiller boyunca aktarılan aile yadigarıydı.
wearing an armlet can enhance your fashion statement.
Bilezik takmak, moda ifadenizi geliştirebilir.
she felt empowered wearing her new armlet.
Yeni bileziğini takarken güçlendiğini hissetti.
the armlet glimmered in the sunlight.
Bilezik güneş ışığında parlıyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir