arsed

[ABD]/ɑːrst/
[İngiltere]/ärst/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. Alt, kalça; aptal, salak; tembel kişi; (Arse) Özel isim; (Set) Arsel gibi bir yer adı
v. Tembellik etmek veya yayılmak

İfadeler ve Kalıplar

arsed around

umursamıyorum

not arsed

umursamıyorum

give a toss/arsed

umursamıyorum

arse over tit

uğraş dur

Örnek Cümleler

he couldn't be arsed to clean his room.

Odasını temizlemekle uğraşmak istemedi.

she was too tired to be arsed about the meeting.

Toplantıyla uğraşacak kadar enerjisi yoktu.

they didn't bother to be arsed with the details.

Detaylarla uğraşmaya zahmet etmediler.

i'm not arsed about what others think.

Başkalarının ne düşündüğüne aldırmıyorum.

he was too busy to be arsed with the paperwork.

Evrak işleriyle uğraşacak vakti yoktu.

she couldn't be arsed to cook dinner.

Akşam yemeği pişirmekle uğraşmak istemedi.

after a long day, i can’t be arsed to go out.

Uzun bir günün ardından dışarı çıkmakla uğraşacak halim yok.

he often says he can't be arsed to exercise.

Sık sık egzersiz yapmakla uğraşmak istemediğini söylüyor.

she really couldn't be arsed to join the party.

Gerçekten de partiye katılmakla uğraşmak istemedi.

they were too relaxed to be arsed about work.

Çalışmakla uğraşacak kadar rahatladılar.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir