asleep

[US]/ə'sliːp/
[UK]/ə'slip/
Frequency: Very High

Translation

adj. uyku durumunda; hissiz; uzun süreli uyku durumunda
adv. uyku durumuna girerek; derin uyku halinde

Phrases & Collocations

fast asleep

hızlı uyku

sound asleep

derin uyku

fall asleep

uykuya dalmak

fell asleep

uykuya daldı

fallen asleep

uykuya dalmış

lay asleep

uyurken uzanmak

Example Sentences

I fell asleep for a bit.

Bir an için uyuyakaldım.

I fell asleep at once.

Anında uyuyakaldım.

The children are sound asleep upstairs.

Çocuklar yukarı katlarda derin bir uykuyla uyuyorlar.

Is the baby still asleep?

Bebek hala uyuyor mu?

they were too fast asleep to reply.

Cevap vermeyecek kadar hızlı uyuyorlardı.

she fell asleep almost instantly.

O hemen hemen anında uyuyakaldı.

A cradlesong. Kids fall asleep quick.

Uyku şarkısı. Çocuklar hızla uykuya dalıyor.

He fell asleep during the lesson.

Ders sırasında uyuyakaldı.

He lay down and was asleep immediately.

Yatıp hemen uyuyakaldı.

I fell asleep against a pillar.

Bir direğe yaslanarak uyuyakaldım.

She was found asleep on a pillow of leaves.

Yaprakların yastığı üzerinde uyurken bulundu.

The baby is fast asleep in his cot.

Bebek yatağında derin bir uykuyla uyuyor.

I think they're asleep; anyhow, they're quiet.

Sanırım uyuyorlar; her neyse, sessizler.

she fell asleep directly she got into bed.

Yatağa girerken hemen uyuyakaldı.

politicians who are asleep to the needs of their constituents.

Seçmenlerinin ihtiyaçlarını görmezden gelen politikacılar.

a shift worker asleep at his post.

Görevinde uyumuş olan bir vardiyalı işçi.

fall asleep over one's work

İşin üzerinde uykuya dalmak

He had fallen sound asleep in the chair by the fire.

Şöminenin yanındaki sandalyede derin bir uykuya dalmıştı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now