aspersing someone's reputation
birinin itibarını lekeleme
aspersing their character
karakterlerini lekeleme
stop aspersing others
başka insanları lekelemeyi bırak
he was aspersing her character without any evidence.
Ona herhangi bir kanıt olmadan karakterini lekeledi.
they were aspersing the company's reputation in the media.
Medya aracılığıyla şirketin itibarını lekelediler.
she felt hurt after hearing him aspersing her abilities.
Onun yeteneklerini lekelediğini duyduktan sonra üzüldü.
it is unfair to be aspersing someone based on rumors.
Dedikodulara dayanarak birini lekelemek adil değil.
he apologized for aspersing her in front of their friends.
Onun arkadaşlarının önünde onu lekelemekten özür diledi.
they were caught aspersing their competitor's product.
Rekabetçi ürünlerini lekeledikleri yakalandılar.
she was tired of being aspersed by her colleagues.
Meslektaşları tarafından lekelenmekten bıktı.
the politician was accused of aspersing his opponent.
Politikacı, rakibini lekelemekle suçlandı.
he realized that aspersing others only reflected poorly on himself.
Diğerlerini lekelemenin sadece kendisine kötü yansıttığını fark etti.
aspersing someone's reputation
birinin itibarını lekeleme
aspersing their character
karakterlerini lekeleme
stop aspersing others
başka insanları lekelemeyi bırak
he was aspersing her character without any evidence.
Ona herhangi bir kanıt olmadan karakterini lekeledi.
they were aspersing the company's reputation in the media.
Medya aracılığıyla şirketin itibarını lekelediler.
she felt hurt after hearing him aspersing her abilities.
Onun yeteneklerini lekelediğini duyduktan sonra üzüldü.
it is unfair to be aspersing someone based on rumors.
Dedikodulara dayanarak birini lekelemek adil değil.
he apologized for aspersing her in front of their friends.
Onun arkadaşlarının önünde onu lekelemekten özür diledi.
they were caught aspersing their competitor's product.
Rekabetçi ürünlerini lekeledikleri yakalandılar.
she was tired of being aspersed by her colleagues.
Meslektaşları tarafından lekelenmekten bıktı.
the politician was accused of aspersing his opponent.
Politikacı, rakibini lekelemekle suçlandı.
he realized that aspersing others only reflected poorly on himself.
Diğerlerini lekelemenin sadece kendisine kötü yansıttığını fark etti.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now