attractable

[US]/əˈtræk.tə.bl̩/
[UK]/əˈtræktəbəl/

Translation

adj. çekici olabilen; cazip

Phrases & Collocations

attractable personality

çekici kişilik

an attractable prospect

çekici bir aday

attractable features

çekici özellikler

Example Sentences

she has an attractable personality that draws people in.

İnsanları kendine çeken çekici bir kişiliği var.

the artist's work is highly attractable to collectors.

Sanatçının eserleri koleksiyoncular için oldukça çekici.

his charm makes him quite attractable in social settings.

Onun çekiciliği, onu sosyal ortamlarda oldukça çekici kılıyor.

attractable designs often catch the eye of consumers.

Çekici tasarımlar genellikle tüketicilerin dikkatini çekiyor.

the new marketing strategy aims to create attractable offers.

Yeni pazarlama stratejisi, çekici teklifler oluşturmayı amaçlıyor.

her attractable nature helps her make friends easily.

Onun çekici doğası, kolayca arkadaş edinmesine yardımcı oluyor.

they launched an attractable campaign to draw in more customers.

Daha fazla müşteri çekmek için çekici bir kampanya başlattılar.

attractable features in a product can enhance its marketability.

Bir ürünün çekici özellikleri, pazarlanabilirliğini artırabilir.

his attractable ideas sparked interest among investors.

Onun çekici fikirleri yatırımcılar arasında ilgi uyandırdı.

creating an attractable environment is key to employee satisfaction.

Çekici bir ortam yaratmak, çalışan memnuniyeti için çok önemlidir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now