auburn

[US]/'ɔːbən/
[UK]/'ɔbɚn/
Frequency: Very High

Translation

n. kırmızımsı kahverengi
adj. kırmızımsı kahverengi renkte

Phrases & Collocations

auburn hair

kızıl saç

auburn leaves

kızıl yapraklar

auburn-colored cat

kızıl renkte kedi

auburn sweater

kızıl kazak

Example Sentences

thick, lustrous auburn hair;

kalın, parlak kızıl saçlar;

She shook her mane of auburn hair.

Kızıl saçlarının şimşeklerini salladı.

a headful of auburn curls; a headful of shampoo.

başının üstünde kızıl kıvırcıklar; başının üstünde şampuan.

AUBURN HILLS, Mich.— Daniel “Boobie” Gibson is no longer just a shooter.

AUBURN HILLS, Michigan - Daniel “Boobie” Gibson artık sadece bir şutör değil.

Oh. very! His hair is auburn, not red, and he was very polite, and I had a delicious redowa with him.

Ah. Çok! Saçı kırmızı değil, kızıl. Çok nazikti ve onunla lezzetli bir redowa dansı yaptım.

Her auburn hair shone in the sunlight.

Onun kızıl saçları güneş ışığında parlıyordu.

He dyed his hair auburn for the role.

Rol için saçlarını kızıl renge boyadı.

The auburn leaves covered the ground in autumn.

Sonbaharda kızıl yapraklar yere kapladı.

She wore an auburn scarf to match her outfit.

Kıyafetine uyması için kızıl bir eşarp giydi.

His auburn beard added to his rugged appearance.

Kızıl sakalı görünüşüne sertlik kattı.

The auburn horse galloped across the field.

Kızıl renkli at tarlada dört nala koştu.

The painting featured a woman with auburn hair.

Tabloda kızıl saçlı bir kadın vardı.

The auburn color of the wood gave the room a warm feel.

Ahşabın kızıl rengi odaya sıcak bir hava kattı.

The auburn sweater kept her warm in the cold weather.

Kızıl rengi kazak soğuk havada onu sıcak tuttu.

His auburn eyes sparkled with mischief.

Kızıl gözleri muziplikle parlıyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now