autoreferential loop
Otomatik referans döngüsü
autoreferential text
Otomatik referans metni
being autoreferential
Otomatik referanslı olmak
autoreferential narrative
Otomatik referanslı anlatı
highly autoreferential
Çok otomatik referanslı
autoreferential discourse
Otomatik referanslı diyalog
finds autoreferentiality
Otomatik referanslılık bulmak
autoreferential system
Otomatik referanslı sistem
autoreferential quality
Otomatik referanslı kalite
autoreferential structure
Otomatik referanslı yapı
the essay contained an autoreferential loop, constantly referring back to itself.
Makale, kendine referans veren bir döngü içeriyordu ve sürekli kendine dönen bir yapıya sahipti.
his autoreferential comments about his own work became tiresome quickly.
Kendi çalışmalarına dair kendine referans veren yorumları hızlıca sıkıcı hale geldi.
the film's autoreferential nature blurred the line between reality and fiction.
Filmdeki kendine referans veren doğa, gerçeklik ve kurgu arasındaki çizgiyi bulandırdı.
she made an autoreferential remark about her tendency to overthink things.
O, şeyleri aşırı düşünme eğilimine dair kendine referans veren bir yorum yaptı.
the autoreferential paradox highlighted the limitations of language itself.
Kendine referans veren paradoks, dilin kendi sınırlarını vurguladı.
the artist's work often employed autoreferential strategies to challenge perception.
Sanatçının eseri, algıyı zorlamak için sık sık kendine referans veren stratejiler kullanırdı.
the autoreferential narrative created a sense of meta-commentary on storytelling.
Kendine referans veren anlatım, hikâye anlatımı üzerine meta yorumlar yaratıyordu.
the poem's autoreferential quality invited readers to consider its construction.
Şiirin kendine referans veren niteliği, okuyucuların yapısını düşünmelerini teşvik etti.
he used autoreferential humor to engage the audience and break the fourth wall.
O, izleyiciyi etkilemek ve dördüncü duvarı kırmak için kendine referans veren bir komedi kullandı.
the autoreferential design of the website reflected its content about self-awareness.
Web sitesinin kendine referans veren tasarımı, kendi farkındalığı hakkında içeriğini yansıtıyordu.
the autoreferential argument questioned the validity of the premise itself.
Kendine referans veren argüman, varsayımın kendi geçerliliğini sorguladı.
autoreferential loop
Otomatik referans döngüsü
autoreferential text
Otomatik referans metni
being autoreferential
Otomatik referanslı olmak
autoreferential narrative
Otomatik referanslı anlatı
highly autoreferential
Çok otomatik referanslı
autoreferential discourse
Otomatik referanslı diyalog
finds autoreferentiality
Otomatik referanslılık bulmak
autoreferential system
Otomatik referanslı sistem
autoreferential quality
Otomatik referanslı kalite
autoreferential structure
Otomatik referanslı yapı
the essay contained an autoreferential loop, constantly referring back to itself.
Makale, kendine referans veren bir döngü içeriyordu ve sürekli kendine dönen bir yapıya sahipti.
his autoreferential comments about his own work became tiresome quickly.
Kendi çalışmalarına dair kendine referans veren yorumları hızlıca sıkıcı hale geldi.
the film's autoreferential nature blurred the line between reality and fiction.
Filmdeki kendine referans veren doğa, gerçeklik ve kurgu arasındaki çizgiyi bulandırdı.
she made an autoreferential remark about her tendency to overthink things.
O, şeyleri aşırı düşünme eğilimine dair kendine referans veren bir yorum yaptı.
the autoreferential paradox highlighted the limitations of language itself.
Kendine referans veren paradoks, dilin kendi sınırlarını vurguladı.
the artist's work often employed autoreferential strategies to challenge perception.
Sanatçının eseri, algıyı zorlamak için sık sık kendine referans veren stratejiler kullanırdı.
the autoreferential narrative created a sense of meta-commentary on storytelling.
Kendine referans veren anlatım, hikâye anlatımı üzerine meta yorumlar yaratıyordu.
the poem's autoreferential quality invited readers to consider its construction.
Şiirin kendine referans veren niteliği, okuyucuların yapısını düşünmelerini teşvik etti.
he used autoreferential humor to engage the audience and break the fourth wall.
O, izleyiciyi etkilemek ve dördüncü duvarı kırmak için kendine referans veren bir komedi kullandı.
the autoreferential design of the website reflected its content about self-awareness.
Web sitesinin kendine referans veren tasarımı, kendi farkındalığı hakkında içeriğini yansıtıyordu.
the autoreferential argument questioned the validity of the premise itself.
Kendine referans veren argüman, varsayımın kendi geçerliliğini sorguladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir