babysittings

[US]/ˈbæbiˌsɪtɪŋz/
[UK]/ˈbæbəsiːtɪŋz/

Translation

n. Birinin çocuklara geçici olarak baktığı durumlar.

Example Sentences

i enjoy babysitting my neighbor's kids on weekends.

Hafta sonları komşumun çocuklarına bakmayı seviyorum.

babysitting can be a fun way to earn some extra money.

Bebek bakıcılığı, ek para kazanmanın eğlenceli bir yolu olabilir.

she started babysitting at the age of 15.

15 yaşında bebek bakıcılığına başladı.

babysitting requires patience and creativity.

Bebek bakıcılığı sabır ve yaratıcılık gerektirir.

he often asks his sister for babysitting advice.

Sık sık kız kardeşinden bebek bakıcılığı tavsiyesi ister.

babysitting can be challenging but rewarding.

Bebek bakıcılığı zorlayıcı olabilir ama ödüllendiricidir.

i have a babysitting job every friday night.

Her cuma gecesi bir bebek bakıcılığı işim var.

babysitting allows you to bond with children.

Bebek bakıcılığı, çocuklarla bağ kurmanızı sağlar.

many teenagers look for babysitting opportunities.

Birçok genç, bebek bakıcılığı fırsatları arar.

babysitting can help develop responsibility in young adults.

Bebek bakıcılığı, genç yetişkinlerde sorumluluk geliştirmeye yardımcı olabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now