backstop agreement
geri durma anlaşması
political backstop
siyasi geri durma
regulatory backstop
düzenleyici geri durma
financial backstop
finansal geri durma
provide a backstop
geri durma sağlamak
be the backstop
geri durma olmak
the government decided to implement a backstop to protect the economy.
hükümet, ekonomiyi korumak için bir destek mekanizması uygulamaya karar verdi.
the backstop will ensure that workers are supported during layoffs.
destek mekanizması, işten çıkarmalar sırasında çalışanların desteklenmesini sağlayacak.
they agreed on a backstop plan for the project in case of delays.
gecikmeler olması durumunda proje için bir destek planı üzerinde anlaştılar.
the backstop is crucial for maintaining stability in the market.
destek mekanizması, piyasada istikrarı korumak için hayati önem taşıyor.
we need a backstop to avoid potential financial crises.
olası finansal krizleri önlemek için bir destek mekanizmasına ihtiyacımız var.
the backstop policy was designed to protect consumers.
destek mekanizması politikası tüketicileri korumak için tasarlandı.
in negotiations, a backstop can help ensure both parties feel secure.
müzakerelerde, bir destek mekanizması her iki tarafın güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
the team established a backstop to cover unforeseen circumstances.
ekip, öngörülemeyen durumları karşılamak için bir destek mekanizması oluşturdu.
the backstop serves as a safety net for investors.
destek mekanizması, yatırımcılar için bir güvenlik ağı görevi görüyor.
having a backstop in place can reduce anxiety during uncertain times.
bir destek mekanizmasına sahip olmak belirsiz zamanlarda endişeyi azaltabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir