bailed

[ABD]/beɪld/
[İngiltere]/bale d/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. birini kefalet ödeyerek gözaltından serbest bırakmak; zor bir durumdan kurtarmak veya kurtarmak.

İfadeler ve Kalıplar

bailed out

kurtarmak

bailed on

son anda vazgeçmek

bailed him/her in

içiçe getirmek

bail out of

çekilmek

bailed up

sıkışmak

get bailed out

kurtarılmak

bail someone in

içeri almak

Örnek Cümleler

he bailed on the meeting at the last minute.

Toplantıyı son anda terk etti.

she bailed her friend out of jail.

Arkadaşını hapishaneden kurtardı.

they bailed out the sinking ship just in time.

Geminin batmasını son anda engellediler.

after the argument, he bailed on their plans.

Tartışmadan sonra, planlarını terk etti.

the company bailed out its struggling subsidiary.

Şirket, zor durumdaki yan kuruluşunu kurtardı.

she bailed on her workout session today.

Bugün antrenmanını terk etti.

he bailed from the project due to personal reasons.

Kişisel nedenlerle projeden çekildi.

they bailed out when the situation became dangerous.

Durum tehlikeli hale geldiğinde kaçtılar.

the investor bailed out after the market crash.

Yatırımcı, piyasa çöküşünden sonra geri çekildi.

she felt guilty for bailing on her friends.

Arkadaşlarına ters düştüğü için suçluluk duydu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir