bare essentials
temel gereçler
bare minimum
asgari düzey
bare-faced lie
yüzsüz yalan
barely noticeable
neredeyse fark edilmeyen
barefooted
çorapsız
bare branches
çıplak dallar
bare of
boş
lay bare
ortaya koymak
bare feet
çıplak ayaklar
bare land
boş arazi
bare metal
çıplak metal
go bare
çıplak bırakmak
bare rock
çıplak kaya
bare tube
çıplak boru
the interior was bare of plaster.
iç kısım alçıdan yoksundu.
a tree bare of leaves
yaprakları olmayan bir ağaç
He is on the margin of bare subsistence.
O, ancak temel geçim sıkıntısı içinde.
bare from the waist upward.
belden yukarı çıplak.
A bare word would be enough.
Sadece birkaç kelime yeterli olurdu.
The wordsbear and bare have the same sound.
bear ve bare kelimelerinin aynı sesi var.
he was bare from the waist up.
belinden yukarı çıplaktı.
a bare cell with just a mattress.
sadece bir yataklı çıplak bir hücre.
the bare bones of the plot.
oyunun çıplak iskeleti.
an apostle of bare-knuckled capitalism.
çıplak kapitalizmin elçisi.
the impress of bare feet in the sand;
kumdaki çıplak ayakların izi;
the stamp of boots on the bare floor.
çıplak zeminde botaların izi.
a long stiff climb up the bare hillside.
çıplak yamaçta uzun ve dik bir tırmanış.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir