The basalt cliffs towered above the crashing waves.
Bazalt kayalıklar, köpüren dalgaların üzerinde yükseliyordu.
The ancient temple was constructed using basalt stones.
Antik tapınak, bazalt taşlar kullanılarak inşa edildi.
The road was lined with basalt columns on either side.
Yol, her iki tarafta bazalt sütunlarla çevriliydi.
The geologist studied the formation of basalt in the region.
Jeolog, bölgedeki bazaltın oluşumunu inceledi.
The volcanic eruption led to the creation of basalt formations.
Volkanik patlama, bazalt oluşumlarının yaratılmasına yol açtı.
The artist sculpted a statue from a large basalt rock.
Sanatçı, büyük bir bazalt kayadan bir heykel oymuş.
The basalt pavement provided a sturdy surface for walking.
Bazalt kaldırım, yürüme için sağlam bir yüzey sağlıyordu.
The region is known for its unique basalt formations.
Bölge, eşsiz bazalt oluşumlarıyla tanınıyor.
The construction of the dam involved using basalt for reinforcement.
Barajın inşası, takviye için bazalt kullanmayı içeriyordu.
The basalt quarry supplied materials for the construction project.
Bazalt taş ocağı, inşaat projesi için malzeme sağladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir