bedimming

[US]/bɛˈdɪmɪŋ/
[UK]/be-dim-ing/

Translation

v. (görüş, düşünce vb.) bulanık veya belirsiz hale getirmek

Phrases & Collocations

bedimming the lights

ışıkları karartmak

bedimming the room

odayı karartmak

a bedimming sunset

karanlık bir gün batımı

bedimming effect

karartma efekti

Example Sentences

the sunset was bedimming the sky with hues of orange and pink.

Gün batımı, gökyüzünü turuncu ve pembe tonlarıyla karartıyordu.

as the lights went out, the room became bedimming.

Işıklar söndüğünde oda kararmaya başladı.

the bedimming effect of the fog made the city look mysterious.

Sisinin karartıcı etkisi, şehri gizemli görünümüne getirdi.

she noticed the bedimming glow of the stars as night fell.

Gece çökerken yıldızların karartıcı parıltısını fark etti.

the bedimming lights created an intimate atmosphere for the dinner.

Karartıcı ışıklar, akşam yemeği için samimi bir ortam yarattı.

his eyes were bedimming with tears as he listened to the sad story.

Üzücü hikayeyi dinlerken gözleri yaşlarla dolmaya başladı.

the bedimming effect of the candlelight was soothing.

Mum ışığının karartıcı etkisi rahatlatıcıydı.

as the day ended, the sky was bedimming into twilight.

Gün bittiğinde gökyüzü alacakaranlığa doğru kararmaya başladı.

the bedimming lights in the theater signaled the start of the show.

Tiyatrodaki karartıcı ışıklar gösterinin başladığını işaret etti.

the bedimming glow of the street lamps guided her home.

Sokak lambalarının karartıcı parıltısı onu eve yönlendirdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now