bellies

[US]/ˈbelliːz/
[UK]/ˈbɛliːz/
Frequency: Very High

Translation

n. karın; karın veya mide bölgesi; bir bedenin veya nesnenin yuvarlak veya dışa doğru çıkıntılı kısmı

Phrases & Collocations

have big bellies

büyük göbekleri var

rub their bellies

göbeklerini ovuyorlar

fill their bellies

göbeklerini dolduruyorlar

belly up

göbek üstü

flat belly

düz karın

Example Sentences

children often laugh and play, holding their bellies.

Çocuklar genellikle güler ve oynar, karınlarını tutarlar.

the delicious food made our bellies full.

Lezzetli yemekler karınlarımızı doldurdu.

after the big meal, we all rubbed our bellies.

Büyük yemeğin ardından hepimiz karınlarımızı ovuşturduk.

the baby giggled, patting its little bellies.

Bebek kahkahalarla kıkırdadı, küçük karınlarını okşadı.

they laughed so hard that their bellies hurt.

O kadar çok güldüler ki karınları ağrıdı.

we felt butterflies in our bellies before the performance.

Gösteriden önce midelerimizde kelebekler hissettik.

she wore a dress that showed off her pregnant bellies.

Hamile karınlarını gösteren bir elbise giydi.

the dog rolled on the grass, exposing its bellies.

Köpek çimenlerde yuvarlandı, karınlarını ortaya çıkardı.

we shared stories while lying on our bellies in the sun.

Güneşte karınlarımızın üzerinde yatarak hikayeler paylaştık.

after the roller coaster, we all had funny feelings in our bellies.

Roller coaster'dan sonra hepimizin midelerinde garip hisler vardı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now