bewails

[US]/bɪˈweɪlz/
[UK]/bəˈwɛlz/
Frequency: Very High

Translation

v. birisi veya bir şey için derin üzüntü veya keder ifade etmek

Example Sentences

she bewails the loss of her childhood home.

o, çocukluk evini kaybetmenin acısını yaşıyor.

many citizens bewail the lack of public services.

birçok vatandaş kamu hizmetlerinin eksikliğinden yakınıyor.

he often bewails the state of the environment.

o sık sık çevrenin durumundan yakınıyor.

they bewail the decline of traditional values.

onlar geleneksel değerlerin düşüşünden yakınıyor.

she bewails her missed opportunities in life.

o hayatındaki kaçırdığı fırsatlardan dolayı yakınıyor.

he bewails the fact that he didn't pursue his dreams.

o hayallerinin peşinden gitmediği için yakınıyor.

many fans bewail the cancellation of their favorite show.

birçok hayran en sevdikleri programın iptal edilmesinden yakınıyor.

she bewails the increasing cost of living.

o artan yaşam maliyetinden yakınıyor.

he bewails the lack of support from his peers.

o meslektaşlarından gelen desteğin eksikliğinden yakınıyor.

they bewail the changes in their community.

onlar topluluklarındaki değişikliklerden yakınıyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now