big house
büyük ev
big car
büyük araba
big city
büyük şehir
big problem
büyük sorun
big opportunity
büyük fırsat
make big
büyük yapmak
big family
büyük aile
big deal
büyük iş
how big
ne kadar büyük
big with
büyük ile
big eyes
büyük gözler
big business
büyük iş
big brother
büyük kardeş
take something big
büyük bir şey almak
big screen
büyük ekran
big tree
büyük ağaç
talk big
abartılı konuşmak
big fish
büyük balık
big bang
büyük patlama
big mouth
ağzı kocaman olan
big d
büyük d
it's a big decision.
Bu büyük bir karar.
a big wind; in a big rage.
Büyük bir rüzgar; büyük bir öfke içinde.
a big official; a big chief.
Büyük bir yetkili; büyük bir lider.
a big decision; a big victory.
Büyük bir karar; büyük bir zafer.
a word big with fate.
Kaderle büyük bir kelime.
they go for it in a big way.
Onlar büyük bir şekilde gitmek için.
a big cheesy grin.
Büyük, peynirli bir sırıtış.
a big haul of fish.
Büyük bir balık avı.
a big fall in unemployment.
İşsizlikte büyük bir düşüş.
a great big grin.
Harika büyük bir sırıtış.
arrange for a big wedding.
büyük bir düğün ayarlayın.
this is it—the big sale.
İşte bu—büyük satış.
You're in for a big surprise.
Büyük bir sürpriz için hazırsın.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir