bigots

[US]/ˈbɪɡɒts/
[UK]/ˈbɪgəts/
Frequency: Very High

Translation

n. Ön yargılı görüşlere sahip olan ve kendilerinden farklı olanlara karşı hoşgörüsüz olan insanlar.

Phrases & Collocations

bigots against immigrants

Göçmenlere karşı önyargılı olanlar

bigots in power

Güçte olan önyargılılar

Example Sentences

bigots often refuse to accept different perspectives.

önyargılı insanlar genellikle farklı bakış açılarını kabul etmeyi reddederler.

it is important to challenge the views of bigots.

önyargılı insanların görüşlerini sorgulamak önemlidir.

bigots can harm the social fabric of a community.

önyargılı insanlar bir toplumun sosyal yapısını bozabilir.

education is key to reducing bigotry in society.

eğitim, toplumdaki önyargıyı azaltmanın anahtarıdır.

many bigots hide their true feelings behind a mask of politeness.

pek çok önyargılı kişi, kibarlık maskesinin arkasına duygularını gizler.

we must stand up against bigots in our communities.

topluluklarımızda önyargılılara karşı durmalıyız.

bigots often spread misinformation to justify their beliefs.

önyargılılar, inançlarını haklı çıkarmak için genellikle yanlış bilgi yayarlar.

confronting bigots can be a difficult but necessary task.

önyargılılarla yüzleşmek zor ama gerekli bir görev olabilir.

bigots thrive in environments lacking diversity.

önyargılı insanlar çeşitliliğin eksik olduğu ortamlarda gelişir.

we need to educate young people about the dangers of bigotry.

gençleri önyargının tehlikeleri hakkında eğitmeye ihtiyacımız var.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now