billowy

[US]/ˈbɪliːi/
[UK]/ˈbɪləwi/
Frequency: Very High

Translation

adj. Yumuşak, yuvarlak ve akışkan bir görünüme sahip; suyun dalgalanmalarına benzeyen; dalgalarla dolu; büyük, yuvarlanan dalgalarla karakterize edilen.

Phrases & Collocations

billowy clouds

kocaman bulutlar

billowy waves

kocaman dalgalar

billowy curtains

kocaman perdeler

a billowy dress

kocaman bir elbise

billowy sleeves

kocaman kollar

a billowy meadow

kocaman bir çayır

billowy hair

kocaman saçlar

a billowy landscape

kocaman bir manzara

Example Sentences

the billowy clouds floated across the sky.

Gökyüzünde kabarık bulutlar yüzüyordu.

she wore a dress with billowy sleeves that danced in the wind.

Rüzgarda dans eden kabarık kolları olan bir elbise giymişti.

they enjoyed a picnic on the billowy grass of the meadow.

Çayırın kabarık çimenlerinde piknik yaptılar.

the billowy waves crashed against the shore.

Kabarıklık dalgaları kıyıya çarptı.

her hair flowed in billowy waves down her back.

Saçları, sırtından kabarık dalgalar halinde aktı.

the billowy curtains swayed gently in the breeze.

Kabarıklık perdeleri hafif bir esintide nazikçe sallandı.

he admired the billowy landscape of the rolling hills.

Yuvarlanan tepelerin kabarık manzarasını hayranlıkla izledi.

billowy smoke rose from the campfire.

Kamp ateşinden kabarık duman yükseldi.

the dress had a billowy silhouette that flattered her figure.

Elbisenin vücuduna yakışan kabarık bir silueti vardı.

on a sunny day, the billowy sails of the boats looked magnificent.

Güneşli bir günde, teknelerin kabarık yelkenleri görkemli görünüyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now