several bishoprics
birkaç piskoposluk
new bishoprics established
yeni piskoposluklar kuruldu
bishopric boundaries
piskoposluk sınırları
historic bishoprics
tarihi piskoposluklar
overseeing bishoprics
gözetim altında olan piskoposluklar
dividing bishoprics
piskoposlukları bölmek
large bishoprics
büyük piskoposluklar
rural bishoprics
kırsal piskoposluklar
merging bishoprics
piskoposlukları birleştirmek
defining bishoprics
piskoposlukları tanımlamak
the diocese included several thriving bishoprics.
diyoz, çeşitli gelişen piskoposlukları içeriyordu.
he carefully studied the history of english bishoprics.
ingiliz piskoposluklarının tarihini dikkatlice inceledi.
the archbishop oversaw a large number of bishoprics.
papazbaşı, çok sayıda piskoposluğu denetledi.
establishing new bishoprics requires careful planning.
yeni piskoposluklar kurmak dikkatli planlama gerektirir.
the reorganization involved merging some bishoprics.
yeniden yapılanma bazı piskoposlukların birleştirilmesini içeriyordu.
the ancient bishoprics held significant historical importance.
antik piskoposluklar önemli tarihi öneme sahipti.
he was appointed to a newly created bishopric.
yeni kurulan bir piskoposluğa atandı.
the map clearly showed the location of each bishopric.
harita her piskoposluğun yerini net bir şekilde gösteriyordu.
the bishopric’s cathedral was a beautiful example of gothic architecture.
piskoposluğun katedrali gotik mimarinin güzel bir örneğiydi.
the boundaries of the bishoprics were clearly defined.
piskoposlukların sınırları net bir şekilde tanımlanmıştı.
the council discussed the future of the bishoprics.
konsey, piskoposlukların geleceğini tartıştı.
several bishoprics
birkaç piskoposluk
new bishoprics established
yeni piskoposluklar kuruldu
bishopric boundaries
piskoposluk sınırları
historic bishoprics
tarihi piskoposluklar
overseeing bishoprics
gözetim altında olan piskoposluklar
dividing bishoprics
piskoposlukları bölmek
large bishoprics
büyük piskoposluklar
rural bishoprics
kırsal piskoposluklar
merging bishoprics
piskoposlukları birleştirmek
defining bishoprics
piskoposlukları tanımlamak
the diocese included several thriving bishoprics.
diyoz, çeşitli gelişen piskoposlukları içeriyordu.
he carefully studied the history of english bishoprics.
ingiliz piskoposluklarının tarihini dikkatlice inceledi.
the archbishop oversaw a large number of bishoprics.
papazbaşı, çok sayıda piskoposluğu denetledi.
establishing new bishoprics requires careful planning.
yeni piskoposluklar kurmak dikkatli planlama gerektirir.
the reorganization involved merging some bishoprics.
yeniden yapılanma bazı piskoposlukların birleştirilmesini içeriyordu.
the ancient bishoprics held significant historical importance.
antik piskoposluklar önemli tarihi öneme sahipti.
he was appointed to a newly created bishopric.
yeni kurulan bir piskoposluğa atandı.
the map clearly showed the location of each bishopric.
harita her piskoposluğun yerini net bir şekilde gösteriyordu.
the bishopric’s cathedral was a beautiful example of gothic architecture.
piskoposluğun katedrali gotik mimarinin güzel bir örneğiydi.
the boundaries of the bishoprics were clearly defined.
piskoposlukların sınırları net bir şekilde tanımlanmıştı.
the council discussed the future of the bishoprics.
konsey, piskoposlukların geleceğini tartıştı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir