| Plural | blackholes |
the supercomputer attempted to simulate the physics of a blackhole.
Üperbilgisayar, kara deliğin fiziklerini simüle etmeye çalıştı.
once an object crosses the event horizon, it falls into the blackhole.
Bir nesne olay horizontunu geçtiğinde kara deliğin içine düşer.
astronomers discovered a massive blackhole at the center of the galaxy.
Gözlemciler, galaksinin merkezinde bir kara delik keşfetti.
the massive star collapsed under its own gravity to form a blackhole.
Dev yıldız, kendi yerçekimine yenik düşerek bir kara delik oluşturdu.
even light cannot escape the immense gravitational pull of a blackhole.
Bir kara deliğin devasa yerçekiminden bile ışık kaçamaz.
the budget deficit became a financial blackhole for the administration.
Bütçe açığı, idare için bir mali kara delik haline geldi.
the scientist proposed a daring theory regarding blackhole information loss.
Bilim insanı, kara delik bilgi kaybı hakkında cesur bir teori önerdi.
scientists observed a blackhole swallowing a nearby star.
Bilim insanları, bir kara deliğin yakınındaki bir yıldızı yuttuğunu gözlemledi.
sagittarius a* is the supermassive blackhole at the center of our milky way.
Sagittarius A*, gökyüzümüzdeki sütun yıldızının merkezinde yer alan süper kütleli kara deliktir.
theoretical physics suggests that a blackhole singularity has infinite density.
Teorik fizik, kara delik tekilinin sonsuz yoğunluğa sahip olduğunu öne sürüyor.
the space agency released the first image of a blackhole to the public.
Uzay ajansı, halka kara deliğin ilk görselini açıkladı.
nothing can travel faster than light to escape a blackhole.
Bir kara deliğin dışına çıkmak için ışıkten daha hızlı seyahat edebilecek hiçbir şey yoktur.
the supercomputer attempted to simulate the physics of a blackhole.
Üperbilgisayar, kara deliğin fiziklerini simüle etmeye çalıştı.
once an object crosses the event horizon, it falls into the blackhole.
Bir nesne olay horizontunu geçtiğinde kara deliğin içine düşer.
astronomers discovered a massive blackhole at the center of the galaxy.
Gözlemciler, galaksinin merkezinde bir kara delik keşfetti.
the massive star collapsed under its own gravity to form a blackhole.
Dev yıldız, kendi yerçekimine yenik düşerek bir kara delik oluşturdu.
even light cannot escape the immense gravitational pull of a blackhole.
Bir kara deliğin devasa yerçekiminden bile ışık kaçamaz.
the budget deficit became a financial blackhole for the administration.
Bütçe açığı, idare için bir mali kara delik haline geldi.
the scientist proposed a daring theory regarding blackhole information loss.
Bilim insanı, kara delik bilgi kaybı hakkında cesur bir teori önerdi.
scientists observed a blackhole swallowing a nearby star.
Bilim insanları, bir kara deliğin yakınındaki bir yıldızı yuttuğunu gözlemledi.
sagittarius a* is the supermassive blackhole at the center of our milky way.
Sagittarius A*, gökyüzümüzdeki sütun yıldızının merkezinde yer alan süper kütleli kara deliktir.
theoretical physics suggests that a blackhole singularity has infinite density.
Teorik fizik, kara delik tekilinin sonsuz yoğunluğa sahip olduğunu öne sürüyor.
the space agency released the first image of a blackhole to the public.
Uzay ajansı, halka kara deliğin ilk görselini açıkladı.
nothing can travel faster than light to escape a blackhole.
Bir kara deliğin dışına çıkmak için ışıkten daha hızlı seyahat edebilecek hiçbir şey yoktur.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir