experiencing blackouts frequently
sık sık bilinç kaybı yaşama
many cities experience blackouts during severe storms.
Şiddetli fırtınalar sırasında birçok şehir elektrik kesintileri yaşıyor.
we should prepare for potential blackouts this winter.
Bu kış için olası elektrik kesintilerine hazırlanmalıyız.
blackouts can disrupt daily life and business operations.
Elektrik kesintileri günlük yaşamı ve iş operasyonlarını aksatabilir.
the power company is working to prevent future blackouts.
Elektrik şirketi gelecekteki elektrik kesintilerini önlemek için çalışıyor.
during the blackout, we used candles for light.
Elektrik kesintisi sırasında ışık için mum kullandık.
blackouts can occur due to high demand on the power grid.
Elektrik kesintileri, elektrik şebekesinde yüksek talep nedeniyle meydana gelebilir.
residents were frustrated by the frequent blackouts last summer.
Geçen yaz sık sık yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle sakinler hayal kırıklığına uğradılar.
emergency services are prepared for blackouts during natural disasters.
Doğal afetler sırasında elektrik kesintilerine karşı acil servisler hazırlıklıdır.
some people keep generators handy to avoid problems from blackouts.
Bazı insanlar elektrik kesintilerinden kaynaklı sorunlardan kaçınmak için jeneratör bulundurur.
blackouts can lead to safety hazards in urban areas.
Elektrik kesintileri kentsel alanlarda güvenlik tehlikelerine yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir