blairs

[US]/bleərz/
[UK]/blɛr z/
Frequency: Very High

Translation

n. ikna etmek veya aldatmak amacıyla konuşma eylemi; ikna etmek veya aldatmak amacıyla konuşan bir kişi

Phrases & Collocations

blairs of glory

zaferin blair'leri

blairs of triumph

zaferin blair'leri

blairs of celebration

kutlamanın blair'leri

ring with blairs

blair'lerle çan çal

blairs and applause

blair'ler ve alkışlar

Example Sentences

the school bell blairs loudly at 8 am.

Okul çanının sesi saat 8'de yüksek sesle çalıyor.

she blairs her favorite song in the car.

O, arabasında en sevdiği şarkıyı söylüyor.

the teacher blairs instructions to the students.

Öğretmen, öğrencilere talimatları söylüyor.

he blairs his opinions during the meeting.

O, toplantı sırasında kendi fikirlerini söylüyor.

the trumpet blairs at the start of the parade.

Gösterinin başlangıcında trompet çalıyor.

the loudspeaker blairs announcements throughout the event.

Etkinlik boyunca hoparlörden duyurular yapılıyor.

she blairs with excitement when she sees her friends.

Arkadaşlarını gördüğünde heyecanla söylüyor.

the alarm blairs, waking everyone up.

Alarm çalıyor, herkesi uyandırıyor.

he always blairs jokes to lighten the mood.

O, havayı hafifletmek için her zaman şakalar söyler.

the crowd blairs in celebration after the victory.

Zaferden sonra kalabalık kutlayarak bağırıyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now