blairs of glory
zaferin blair'leri
blairs of triumph
zaferin blair'leri
blairs of celebration
kutlamanın blair'leri
ring with blairs
blair'lerle çan çal
blairs and applause
blair'ler ve alkışlar
the school bell blairs loudly at 8 am.
Okul çanının sesi saat 8'de yüksek sesle çalıyor.
she blairs her favorite song in the car.
O, arabasında en sevdiği şarkıyı söylüyor.
the teacher blairs instructions to the students.
Öğretmen, öğrencilere talimatları söylüyor.
he blairs his opinions during the meeting.
O, toplantı sırasında kendi fikirlerini söylüyor.
the trumpet blairs at the start of the parade.
Gösterinin başlangıcında trompet çalıyor.
the loudspeaker blairs announcements throughout the event.
Etkinlik boyunca hoparlörden duyurular yapılıyor.
she blairs with excitement when she sees her friends.
Arkadaşlarını gördüğünde heyecanla söylüyor.
the alarm blairs, waking everyone up.
Alarm çalıyor, herkesi uyandırıyor.
he always blairs jokes to lighten the mood.
O, havayı hafifletmek için her zaman şakalar söyler.
the crowd blairs in celebration after the victory.
Zaferden sonra kalabalık kutlayarak bağırıyor.
blairs of glory
zaferin blair'leri
blairs of triumph
zaferin blair'leri
blairs of celebration
kutlamanın blair'leri
ring with blairs
blair'lerle çan çal
blairs and applause
blair'ler ve alkışlar
the school bell blairs loudly at 8 am.
Okul çanının sesi saat 8'de yüksek sesle çalıyor.
she blairs her favorite song in the car.
O, arabasında en sevdiği şarkıyı söylüyor.
the teacher blairs instructions to the students.
Öğretmen, öğrencilere talimatları söylüyor.
he blairs his opinions during the meeting.
O, toplantı sırasında kendi fikirlerini söylüyor.
the trumpet blairs at the start of the parade.
Gösterinin başlangıcında trompet çalıyor.
the loudspeaker blairs announcements throughout the event.
Etkinlik boyunca hoparlörden duyurular yapılıyor.
she blairs with excitement when she sees her friends.
Arkadaşlarını gördüğünde heyecanla söylüyor.
the alarm blairs, waking everyone up.
Alarm çalıyor, herkesi uyandırıyor.
he always blairs jokes to lighten the mood.
O, havayı hafifletmek için her zaman şakalar söyler.
the crowd blairs in celebration after the victory.
Zaferden sonra kalabalık kutlayarak bağırıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir