blanches

[US]/blænʃiz/
[UK]/blanch-eez/
Frequency: Very High

Translation

v. beyazlatmak; ağartmak; bir şeyin rengini ısı veya ışığa maruz bırakarak kaldırmak; (gıda) pişirmeden veya servis etmeden önce kaynar suda kısa süre haşlamak; (bitkileri) güneş ışığından mahrum bırakarak solgun hale getirmek; metalurjide, metali parlak bir yüzey vermek için asit ile yıkamak

Phrases & Collocations

blanches of snow

karın beyazlığı

blanches of sunlight

güneşin beyazlığı

the peaches blanch

şeftaliler beyazlar

blanches of ivory

fildişi beyazlığı

the wine blanched

şarap beyazladı

his cheeks blanched

yanakları beyazladı

blanches of linen

keten beyazlığı

the leaves blanched

yapraklar beyazladı

Example Sentences

she blanches at the sight of blood.

kan görünce beyazlayarak geriliyor.

he always blanches when faced with criticism.

eleştirilerle karşılaştığında her zaman beyazlayarak geriliyor.

the child blanches in fear during the thunderstorm.

şiddetli gökgürültüsü sırasında çocuk korkudan beyazlayarak geriliyor.

she blanches at the thought of public speaking.

kamu önünde konuşma fikriyle beyazlayarak geriliyor.

he blanches when he hears the bad news.

kötü haberi duyunca beyazlayarak geriliyor.

she blanches at the idea of moving to a new city.

yeni bir şehre taşınma fikriyle beyazlayarak geriliyor.

the actor blanches when he forgets his lines.

replikleri unuttuğunda oyuncu beyazlayarak geriliyor.

he blanches at the prospect of losing his job.

işini kaybetme olasılığı karşısında beyazlayarak geriliyor.

she blanches when she sees the huge spider.

devasa örümceği gördüğünde beyazlayarak geriliyor.

he blanches at the mention of the difficult exam.

zorlu sınavdan bahsetmeleriyle beyazlayarak geriliyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now