bleaker than ever
daha da kasvetli
a bleaker outlook
daha kasvetli bir görünüm
bleak economic prospects
kasvetli ekonomik beklentiler
a bleaker reality
daha kasvetli bir gerçeklik
bleak winter landscape
kasvetli kış manzarası
a bleaker future
daha kasvetli bir gelecek
bleak and desolate
kasvetli ve ıssız
a bleaker picture
daha kasvetli bir tablo
bleak and unforgiving
kasvetli ve affetmeyen
the future looks bleaker than ever for the economy.
ekonomi için gelecekte her zamankinden daha kötü görünüyor.
her outlook on life became bleaker after the incident.
olayın ardından hayata bakışı daha karamsar hale geldi.
the weather forecast predicts a bleaker winter this year.
hava durumu tahminleri bu yıl daha karamsar bir kış öngörüyor.
his mood turned bleaker with each passing day.
her geçen gün ruh hali daha da karamsar hale geldi.
the report painted a bleaker picture of the situation.
rapor, durumun daha karamsar bir tablosunu çizdi.
many believe the future of the planet is bleaker due to climate change.
birçok kişi iklim değişikliği nedeniyle gezegenin geleceğinin daha karamsar olduğunu düşünüyor.
after the layoffs, the company's prospects seemed bleaker.
işten çıkarmalardan sonra şirketin beklentileri daha karamsar görünüyordu.
the film depicted a bleaker version of society.
film, toplumun daha karamsar bir versiyonunu tasvir etti.
his health issues made his outlook even bleaker.
sağlık sorunları onun hayata bakışını daha da karamsar hale getirdi.
as the deadline approached, the situation grew bleaker.
son tarih yaklaştıkça durum daha da karamsar hale geldi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir