blearing

[US]/ˈblɪərɪŋ/
[UK]/ˈbliːrɪŋ/

Translation

v. bulanıklaşma veya belirsizleşme eylemi.

Phrases & Collocations

blearing vision

bulanık görüş

blearing sounds

bulanık sesler

Example Sentences

his eyes were blearily scanning the room for familiar faces.

gözleri odada tanıdık yüzler arayarak bulanık bir şekilde tarıyordu.

she woke up blearily, unsure of what time it was.

bulanık bir şekilde uyandı, saat kaç olduğunu bilmiyordu.

the blearily drawn curtains let in a sliver of light.

bulanık bir şekilde çekilen perdelerden bir ışık şeridi sızıyordu.

after a long night, he blearily stumbled into the kitchen.

uzun bir geceden sonra, mutfağa bulanık bir şekilde sendeleyerek girdi.

her blearily painted nails were a sign of her rushed morning.

bulanık bir şekilde boyalı tırnakları, aceleyle kalktığının bir işaretiydi.

he spoke blearily, still half-asleep from the night before.

önceki geceden hala yarı uykulu bir şekilde bulanık bir şekilde konuştu.

she squinted blearily at the screen, trying to focus.

odaklanmaya çalışarak ekrana bulanık bir şekilde baktı.

with blearily eyes, he tried to remember the details of his dream.

bulanık gözlerle, rüyasının detaylarını hatırlamaya çalıştı.

the morning coffee helped clear his blearily mind.

sabah kahvesi zihnini bulanıklığından arındırmaya yardımcı oldu.

she blearily realized she was late for her meeting.

bulanık bir şekilde toplantıya geç kaldığını fark etti.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now