blisses

[US]/ˈblɪsɪz/
[UK]/ˈblɪsiz/
Frequency: Very High

Translation

vi. aşırı mutluluk hissetmek
n. aşırı mutluluk veya sevinç durumu
v. birini son derece mutlu etmek

Phrases & Collocations

blisses of love

aşkın mutlulukları

Example Sentences

she finds blisses in the little things in life.

Hayatta küçük şeylerde mutluluklar buluyor.

traveling brings him endless blisses.

Seyahat, ona sonsuz mutluluklar getiriyor.

the garden was full of blisses during spring.

Bahar aylarında bahçe mutluluklarla doluydu.

sharing moments with friends creates beautiful blisses.

Arkadaşlarla anları paylaşmak güzel mutluluklar yaratır.

she experienced blisses while painting her masterpiece.

Şaheserini boyarken mutluluklar yaşadı.

reading a good book can lead to unexpected blisses.

İyi bir kitap okumak beklenmedik mutluluklara yol açabilir.

he often finds blisses in music and art.

Sık sık müzikte ve sanatta mutluluklar buluyor.

cooking for loved ones brings her great blisses.

Sevdikleri için yemek yapmak ona büyük mutluluklar getiriyor.

nature walks provide him with moments of blisses.

Doğa yürüyüşleri ona mutluluk anları yaşatıyor.

she cherishes the blisses of family gatherings.

Aile toplantılarının mutluluklarını biriktiriyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now