bogeymen

[US]/'bəʊgɪmæn/
[UK]/ˈbʊɡiˌmæn/
Frequency: Very High

Translation

n. korkutucu veya tiksindirici bir kişi veya şey, bir canavar, ruh.

Example Sentences

Children often fear the bogeyman under their bed.

Çocuklar genellikle yataklarının altındaki canavar korkusundan muzdariptir.

Parents sometimes use the bogeyman as a way to discipline their children.

Ebeveynler bazen çocuklarını disipline etmek için canavarı bir yol olarak kullanır.

The idea of the bogeyman has been used in many cultures to scare children.

Canavar fikri, çocukları korkutmak için birçok kültürde kullanılmıştır.

Some people believe the bogeyman is just a myth.

Bazı insanlar canavarın sadece bir mit olduğunu düşünür.

The bogeyman is often portrayed as a dark and sinister figure.

Canavar genellikle karanlık ve kötü niyetli bir figür olarak tasvir edilir.

In folklore, the bogeyman is said to come and take away misbehaving children.

Halk hikayelerinde, canavarın gelip yaramaz çocukları götürdüğü söylenir.

Many children have nightmares about the bogeyman.

Birçok çocuk canavar hakkında kabus görür.

The bogeyman is often used as a metaphor for something that is feared or dreaded.

Canavar genellikle korkulan veya temkinli olunan bir şey için bir metafor olarak kullanılır.

Some psychologists believe the bogeyman represents a child's fear of the unknown.

Bazı psikologlar, canavarın bir çocuğun bilinmeyene karşı duyduğu korkuyu temsil ettiğine inanır.

The concept of the bogeyman has been around for centuries in various forms.

Canavar kavramı çeşitli şekillerde yüzyıllardır var olmuştur.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now