boldnesses

[US]/ˈbəʊldnɪsəz/
[UK]/ˈbouldnəsiz/

Translation

n. cesaret; cesur olma durumu veya niteliği.

Phrases & Collocations

boldnesses in leadership

liderlikteki cesaretler

Example Sentences

his boldnesses in business led to great success.

İş dünyasındaki cesaretleri büyük başarılara yol açtı.

she admired his boldnesses when speaking in public.

Kamusal alanda konuşurken cesaretini takdir etti.

they praised her boldnesses in pursuing her dreams.

Hayallerinin peşinden koşarken cesaretini övdüler.

his boldnesses often inspired others to take risks.

Cesaretleri genellikle diğerlerinin risk almasına ilham verdi.

she showed boldnesses by standing up for her beliefs.

İnandıkları için ayağa kalkarak cesaretini gösterdi.

his boldnesses in art challenged traditional norms.

Sanattaki cesaretleri geleneksel normları zorladı.

they admired the boldnesses of the new policy changes.

Yeni politika değişikliklerinin cesaretini takdir ettiler.

her boldnesses in leadership earned her respect.

Liderlikteki cesaretleri ona saygı kazandırdı.

his boldnesses in innovation set him apart from his peers.

Yenilikçilikteki cesaretleri onu meslektaşlarından ayırdı.

she often reflected on the boldnesses of her youth.

Gençliğinin cesaretini sık sık düşündü.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now