bordered by mountains
dağlarla çevrili
a bordered map
çerçeveli bir harita
bordered with flowers
çiçeklerle çevrili
a bordered area
çerçeveli bir alan
a bordered table
çerçeveli bir masa
a bordered window
çerçeveli bir pencere
the garden is bordered by a white picket fence.
Bahçe, beyaz talaşlı bir çitle çevrilidir.
the country is bordered by two large rivers.
Ülke iki büyük nehirle çevrilidir.
her dress was bordered with delicate lace.
Elbisesi narin dantelle çevrilidir.
the painting is bordered with a gold frame.
Tablo altın bir çerçeveyle çevrilidir.
the lake is bordered by lush green trees.
Gölet yemyeşil ağaçlarla çevrilidir.
the field is bordered by a series of hills.
Tarlalar bir dizi tepeyle çevrilidir.
the report is bordered with important statistics.
Rapor önemli istatistiklerle çevrilidir.
the path is bordered by colorful flowers.
Patika rengarenk çiçeklerle çevrilidir.
her notebook is bordered with a floral design.
Defteri çiçekli bir tasarımla çevrilidir.
the city is bordered by a scenic coastline.
Şehir güzel bir kıyı şeridiyle çevrilidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir