| Plural | bosies |
bosie business
bosie işleri
get into bosies
bosielere girmek
bosie affairs
bosie meseleleri
bosie dealings
bosie anlaşmaları
bosie connections
bosie bağlantıları
she loves to give her dog a bosie after a long walk.
Uzun bir yürüyüşten sonra köpeğine sarılmayı çok sever.
he always feels better after a bosie from his partner.
Partnerinden sarılmak ondan sonra her zaman daha iyi hisseder.
it's nice to share a bosie with a friend during tough times.
Zor zamanlarda bir arkadaşla sarılmak güzeldir.
the children ran to their mother for a bosie after the scary movie.
Korkunç filmden sonra çocuklar annelerine sarılmak için koştu.
a bosie can make anyone feel loved and appreciated.
Sarılmak herkesin sevilip takdir edilmesini sağlayabilir.
after a long day at work, he craved a bosie from his loved one.
Uzun bir iş gününün ardından sevgilisinden sarılmak istedi.
she gave her cat a gentle bosie while watching tv.
Televizyon izlerken kedisine nazikçe sarıldı.
a warm bosie can brighten up a gloomy day.
Sıcak bir sarılma kasvetli bir günü aydınlatabilir.
they exchanged a bosie before saying goodbye.
Vedalaşmadan önce sarıldılar.
nothing feels better than a bosie from a loved one.
Sevdikleri birinden sarılmaktan daha iyisi yok.
bosie business
bosie işleri
get into bosies
bosielere girmek
bosie affairs
bosie meseleleri
bosie dealings
bosie anlaşmaları
bosie connections
bosie bağlantıları
she loves to give her dog a bosie after a long walk.
Uzun bir yürüyüşten sonra köpeğine sarılmayı çok sever.
he always feels better after a bosie from his partner.
Partnerinden sarılmak ondan sonra her zaman daha iyi hisseder.
it's nice to share a bosie with a friend during tough times.
Zor zamanlarda bir arkadaşla sarılmak güzeldir.
the children ran to their mother for a bosie after the scary movie.
Korkunç filmden sonra çocuklar annelerine sarılmak için koştu.
a bosie can make anyone feel loved and appreciated.
Sarılmak herkesin sevilip takdir edilmesini sağlayabilir.
after a long day at work, he craved a bosie from his loved one.
Uzun bir iş gününün ardından sevgilisinden sarılmak istedi.
she gave her cat a gentle bosie while watching tv.
Televizyon izlerken kedisine nazikçe sarıldı.
a warm bosie can brighten up a gloomy day.
Sıcak bir sarılma kasvetli bir günü aydınlatabilir.
they exchanged a bosie before saying goodbye.
Vedalaşmadan önce sarıldılar.
nothing feels better than a bosie from a loved one.
Sevdikleri birinden sarılmaktan daha iyisi yok.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir