bosomed friends
göğsünde arkadaş
bosom friend
Sıkı dost
bosomed in grief
acıyla göğsünde
bosomed together
birlikte göğsünde
she bosomed her child close to her heart.
Oğlunu kalbinin dibine bastırdı.
the bosomed warmth of the family made everyone feel at home.
Ailenin içten sıcaklığı herkesi evlerinde hissettirdi.
he bosomed his secrets, sharing them only with his closest friend.
Sırlarını kalbinin dibine gömdü, sadece en yakın arkadaşıyla paylaştı.
the bosomed love between them was evident to all.
Aralarındaki içten sevgi herkes tarafından belliydi.
she bosomed her dreams, nurturing them with care.
Rüyalarını kalbinin dibine gömdü, onlara özenle baktı.
the bosomed memories of childhood brought a smile to her face.
Çocukluk anılarının içtenliği yüzüne bir gülümseme getirdi.
he bosomed his fears, trying to overcome them slowly.
Korkularını kalbinin dibine gömdü, onları yavaşça aşmaya çalıştı.
the bosomed support of her friends helped her through tough times.
Arkadaşlarının içten desteği ona zor zamanlarda yardım etti.
in her bosomed heart, she knew the truth.
Kalbinin dibinde, gerçeği biliyordu.
they bosomed their ambitions, striving for success together.
Onlar hırslarını kalbinin dibine gömdü, birlikte başarıya ulaşmak için çabaladılar.
bosomed friends
göğsünde arkadaş
bosom friend
Sıkı dost
bosomed in grief
acıyla göğsünde
bosomed together
birlikte göğsünde
she bosomed her child close to her heart.
Oğlunu kalbinin dibine bastırdı.
the bosomed warmth of the family made everyone feel at home.
Ailenin içten sıcaklığı herkesi evlerinde hissettirdi.
he bosomed his secrets, sharing them only with his closest friend.
Sırlarını kalbinin dibine gömdü, sadece en yakın arkadaşıyla paylaştı.
the bosomed love between them was evident to all.
Aralarındaki içten sevgi herkes tarafından belliydi.
she bosomed her dreams, nurturing them with care.
Rüyalarını kalbinin dibine gömdü, onlara özenle baktı.
the bosomed memories of childhood brought a smile to her face.
Çocukluk anılarının içtenliği yüzüne bir gülümseme getirdi.
he bosomed his fears, trying to overcome them slowly.
Korkularını kalbinin dibine gömdü, onları yavaşça aşmaya çalıştı.
the bosomed support of her friends helped her through tough times.
Arkadaşlarının içten desteği ona zor zamanlarda yardım etti.
in her bosomed heart, she knew the truth.
Kalbinin dibinde, gerçeği biliyordu.
they bosomed their ambitions, striving for success together.
Onlar hırslarını kalbinin dibine gömdü, birlikte başarıya ulaşmak için çabaladılar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir