bouldering

[US]/ˈbouldərɪŋ/
[UK]/ˈbaʊldərɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

n. Halat veya emniyet kemeri olmadan kaya oluşumlarına tırmanma etkinliği.

Phrases & Collocations

bouldering gym

kaya tırmanma salonu

indoor bouldering

kapalı alan kaya tırmanışı

outdoor bouldering

açık hava kaya tırmanışı

bouldering wall

kaya tırmanma duvarı

boulder problems

kaya tırmanma problemleri

bouldering shoes

kaya tırmanma ayakkabıları

try bouldering

kaya tırmanmayı dene

love bouldering

kaya tırmanışını sev

join bouldering

kaya tırmanışına katıl

Example Sentences

bouldering is a great way to build strength and endurance.

Tırmanış parkuru, güç ve dayanıklılık kazanmak için harika bir yoldur.

she enjoys bouldering on the weekends with her friends.

Hafta sonlarında arkadaşlarıyla tırmanış parkurunda vakit geçirmeyi seviyor.

before bouldering, it's important to warm up properly.

Tırmanış parkuruna başlamadan önce doğru şekilde ısınmak önemlidir.

he is planning to join a bouldering competition next month.

Geçen ay bir tırmanış parkuru yarışmasına katılmayı planlıyor.

bouldering requires both physical and mental strength.

Tırmanış parkuru hem fiziksel hem de zihinsel güç gerektirir.

they found a great bouldering spot in the national park.

Ulusal parkta harika bir tırmanış parkuru yeri buldular.

many climbers prefer bouldering for its accessibility.

Birçok tırmanıcı, erişilebilirliği nedeniyle tırmanış parkurunu tercih eder.

she has been practicing bouldering for over a year.

Bir yıldan fazla bir süredir tırmanış parkuru antrenmanı yapıyor.

proper technique is crucial when bouldering.

Tırmanış parkuru yaparken doğru teknik çok önemlidir.

bouldering walls can be found in many climbing gyms.

Tırmanış parkuru duvarları birçok tırmanma salonunda bulunabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now